Bu oranların her bir rakamı bir kurguyu oluşturuyor diyelim. Kurgu derken, hep hayali şeyler. Bu kurguların gerçekleşememiş olan 78.5% lik kısmın , gerçekleşememe nedenlerini şu orana vurup sıralarsam; 32.2% lik kısım bunların uçuk kaçık ve deli saçması şeyler olması, geriye kalan 49.5% lik kısım dış etkenler tarafından daha adamakıllı ortaya bile çıkamadan dile getirildikten sonra saniyeler içinde bozguna uğratılmış, 20.3% lük kısım ise kişisel olarak çaba eksikliği ve geri kalan kısmı ise matematik hatası-işlem hatası ve mantık hatası olarak tanımlandırabiliyorum.
Ve bir insan ortalama ömrü boyunca olası hayal kırıklıklarının, gerçekleşmiş olan hayallerine oranla daha az olduğunu bilmektedir. Bunu bilen insanın yaşam-hayal eğrisinde gözle görülür bir şekilde hızlı bir düşüş yaşanır. İşte bu kritik eğri(aşağıda gördüğünüz gibi) bize ‘Babam ve Oğlum’ daki “insan büyüdükçe hayalleri küçülür mü???” sorusunun net olmasa da idareten bir cevabı oluyor.

şimdi, hayal kurmak 20 küsurlu yaşlara gelindiği zaman düz bir çizgi halinde devam eder. ancak asla sıfır çizgisiyle kesişmez. yani hayallerimiz büyük olsasılıkla küçük küçük devam eder.
kimi, büyük bi kitaplığa sahip olmak ister;

kimi ne zamandır bir kedi sahibi olmayı düşler...

bazıları gerçek aşkı bulmanın hayalini kurarken;

kimileri de böyle bir eve sahip olmak isterler .

kiminin daha uçuk hayalleri varken;

kimisi sadece güzel ve hafif bir kahvaltı hayal eder.

kimi karmaşadan bıkmış sadelikleri ve incelikleri düşlerken

kimileri ne zamandır fotoğraf makinesi sahibi olmayı hayal eder...

kimi ise yağmurlu bir günde huzur veren bir verandadan yağmuru izlemeyi...

kimi ise düğününü ferah bir yerde yapmayı hayal eder...

ve bu liste böyle uzar....gider....
kaynak: son resim için; zeynepinevi.com
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder